“Asıl Kurban; İnsanın Nefsini Allah’a Teslim Etmesidir”
“Asıl Kurban; İnsanın Nefsini Allah’a Teslim Etmesidir”

Mil-Diyanet Sen Isparta İl Başkanlığı tarafından Kurban Bayramı dolayısıyla yayımlanan mesajda birlik, beraberlik, kardeşlik ve ümmet bilinci vurgulandı.
İl Başkanı Fatih Yalçın imzasıyla yayımlanan mesajda Kurban Bayramı’nın manevi anlamına dikkat çekildi. Mesajda şu ifadelere yer verildi: “Mil-Diyanet Sen Isparta İl Başkanı olarak aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin mübarek Kurban Bayramı’nı tebrik ediyor; bu kutlu günlerin insanlığa huzur, adalet, merhamet ve kardeşlik getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
Kurban Bayramı; sadece bir ibadetin yerine getirildiği günler değil, Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. İsmail’in sadakatini, paylaşmanın bereketini ve ümmet olmanın sorumluluğunu yeniden hatırladığımız müstesna zamanlardır.
“Asıl Kurban; İnsanın Nefsini Allah’a Teslim Etmesidir”
Kurban; yalnızca et kesmek değildir. Kurban; kibri kesmektir, bencilliği kesmektir, zulme sessiz kalmayı terk etmektir. Kurban; insanın kendi nefsini, hırsını, öfkesini ve dünyevî tutkularını Allah’ın rızası uğruna terbiye etmesidir. Bugün en büyük ihtiyaç; gösterişli sofralar değil, vicdanı diri kalpler ve merhameti kaybetmemiş insanlardır.
“Dünyanın Bir Yanında İnsanlık Kurban Edilmektedir”
Ne yazık ki bu bayrama da İslam coğrafyasının acıları gölge düşürmektedir. Gazze’de çocuklar bombalar altında can vermekte, anneler evlatlarını kefenleyerek bayrama girmektedir. Doğu Türkistan’da kimlikler, inançlar ve özgürlükler susturulmaya çalışılmaktadır. Lübnan’da, İran’da ve mazlum coğrafyalarda insanlar savaşların, işgallerin ve küresel güç mücadelelerinin bedelini ödemektedir. Bugün kurban edilen sadece masum bedenler değildir; adalet, vicdan ve insanlığın ortak değerleri de ağır yara almaktadır.
Bu nedenle Kurban Bayramı; sadece sevinç değil, aynı zamanda ümmetin acısını hissetme, mazlumun yanında durma ve insanlık onurunu savunma sorumluluğudur.
“Bayramlar, Kardeşliğin ve Umudun Dirildiği Günlerdir”
Mil-Diyanet Sen olarak; ayrışmanın değil birlik ve kardeşliğin, öfkenin değil merhametin, sessizliğin değil hakkı haykırmanın tarafında olmaya devam edeceğiz.




