BİZ BİZİ OYALIYORUZ!
Gamze Özdoğu yazdı: BİZ BİZİ OYALIYORUZ!

Biz bizi oyalıyoruz.
Başkası değil. Ne Ankara, ne küresel güçler, ne görünmez eller…
En büyük oyalayıcı biziz.
Her gün aynı döngü:
Şikâyet var, tepki yok.
Öfke var, sonuç yok.
Söz çok, icraat sıfır.
Pazarda fiyatlar uçmuş,
faturalara bakmaya korkuyoruz,
çocuk işsiz, emekli borçlu, esnaf can çekişiyor…
Ama biz ne yapıyoruz?
Sosyal medyada iki paylaşım, bir küfür, biraz dedikodu.
Sonra hayat devam.
Birileri konuşsun diye bekliyoruz.
Birileri sahip çıksın diye bakıyoruz.
Birileri kurtarsın diye umut ediyoruz.
Ama o “birileri” hiç gelmiyor.
Çünkü biz, sorumluluğu sürekli başkasına itiyoruz.
Kentlerimiz sorun içinde.
Su yok, iş yok, üretim yok.
Ama bol bol mazeret var.
“Zamanı değil.”
“Şimdi sırası mı?”
“Boş ver, bir şey değişmez.”
İşte tam da bu cümleler yüzünden değişmiyor!
Herkes birbirini izliyor.
Herkes sessizce razı.
Herkes başkasının cesaret göstermesini bekliyor.
Sonra da “neden bu hale geldik?” diye soruyor.
Çünkü biz, gerçeği konuşmak yerine
kendimizi avutmayı seçtik.
Üretmeden tüketmeye alıştık.
Sormadan kabullendik.
Hesap sormayı ayıp sandık.
Hak aramayı “baş belası” gördük.
En acısı ne biliyor musunuz?
Bu düzeni eleştirirken bile,
aslında düzenin çarkını biz çeviriyoruz.
Sandıkta unutuyoruz.
Günlük hayatta susuyoruz.
Yanlış karşısında “bana dokunmayan yılan” diyoruz.
Sonra da dönüp:
“Bu ülke neden böyle?”
“Bu şehir neden geride?”
“Bu gençler neden umutsuz?”
Cevap basit ama acı:
Çünkü biz biziz. Ve biz, bizi oyalıyoruz.
Uyanmadıkça,
sormadıkça,
ısrar etmedikçe
hiçbir şey değişmeyecek.
Kimse gelip bizi kurtarmayacak.
Kurtuluş yok tek başına.
Ya birlikte ses çıkaracağız
ya da birlikte susup
aynı şeyleri yaşamaya devam edeceğiz.
Karar bizim.
Ama artık şunu kabul edelim:
Bu tablo bir “tesadüf” değil.
Bu, bizim eserimiz.






