Haber Detayı
01 Ekim 2020 - Perşembe 11:31
 
Osmanlı'da pencerelerin önüne konulan kırmızı çiçek...
Osmanlı'da pencerelerin önüne konulan kırmızı çiçek...
KÜLTÜR Haberi
Osmanlı'da pencerelerin önüne konulan kırmızı çiçek...

Üç kıta.. 623 yıl ... Hoşgörü, adalet, yıllar sonra hala konuşulan muhteşem idare... Devlet-i Aliyye: Osmanlı Devleti... Batılıların gittikleri yere götürdükleri kanın, sömürgenin aksine farklı ırklardan herkesi kucaklayan, tüm dinleri kapsayıcı adaletiyle hüküm sürmüş, yıllar geçse de hala konuşulan hoşgörü anlayışıyla Osmanlı Devleti'nde bu incelikleri duyunca bir kez daha hayran kalacaksınız.

Foto - Pencerelerin önüne konulan farklı renklerde çiçekler, kapıdaki kalın-ince sesli tokmak, misafirlere ikram edilen kahve-su detayı... Bakın Osmanlı'da bunlar ne anlama geliyor...

Pencerelerin önüne konulan farklı renklerde çiçekler, kapıdaki kalın-ince sesli tokmak, misafirlere ikram edilen kahve-su detayı... Bakın Osmanlı'da bunlar ne anlama geliyor...

 
Foto - 1-Günümüzde modern yapıyla inşa edilmiş, iç içe girmiş boy boy apartmanlara, rezidanslara sıkıştırdığımız hayatımızla sanki bu dünyaya kazık çakmaya gelmiş gibi yaşayıp gidiyoruz. Oysa bu dünyanın gelip geçici olduğu bilinciyle ona uygun yaşayan ama buna rağmen adından hala söz ettiren Osmanlı'da evlerin duvarlarına, bu düsturu kendilerine hatırlatan dua yazılı olduğunu biliyor muydunuz? Osmanlı'da çoğu evlerin duvarlarına 'mülkün gerçek sahibi' anlamına gelen 'Ya Malikül Mülk' yazardı. Bu yazı onlara hayatın gelip geçici olduğunu ve her şeyin sahibinin Rabbimiz olduğunu hatırlatırdı.

1-Günümüzde modern yapıyla inşa edilmiş, iç içe girmiş boy boy apartmanlara, rezidanslara sıkıştırdığımız hayatımızla sanki bu dünyaya kazık çakmaya gelmiş gibi yaşayıp gidiyoruz. Oysa bu dünyanın gelip geçici olduğu bilinciyle ona uygun yaşayan ama buna rağmen adından hala söz ettiren Osmanlı'da evlerin duvarlarına, bu düsturu kendilerine hatırlatan dua yazılı olduğunu biliyor muydunuz? Osmanlı'da çoğu evlerin duvarlarına 'mülkün gerçek sahibi' anlamına gelen 'Ya Malikül Mülk' yazardı. Bu yazı onlara hayatın gelip geçici olduğunu ve her şeyin sahibinin Rabbimiz olduğunu hatırlatırdı.

 
#3

Foto - 2- Ev duvarları demişken evlerin inşasıyla ilgili önemli bir husustan da bahsetmek gerekir. Komşuluk arası ilişkileriyle de günümüz 21. asrını utandıracak bir inceliğe sahipti Osmanlı... Bir sokağa ev yapılırken genellikle kıbleye dönük olmasına dikkat edilirdi. Günümüzde apartman dikme hırsıyla kan dökmeye alışkın olduğumuz haberlerin aksine Osmanlı'da yapılan evlerin, komşunun güneşini kapatmamasına da dikkat edilirdi, komşudan helallik istenirdi.

2- Ev duvarları demişken evlerin inşasıyla ilgili önemli bir husustan da bahsetmek gerekir. Komşuluk arası ilişkileriyle de günümüz 21. asrını utandıracak bir inceliğe sahipti Osmanlı... Bir sokağa ev yapılırken genellikle kıbleye dönük olmasına dikkat edilirdi. Günümüzde apartman dikme hırsıyla kan dökmeye alışkın olduğumuz haberlerin aksine Osmanlı'da yapılan evlerin, komşunun güneşini kapatmamasına da dikkat edilirdi, komşudan helallik istenirdi.Foto - 3-Çağa uygun yaşayalım derken, değerlerimizi ne de çabuk yitirdik. İçi 'entellektüel' kelimelerle dolu kullandığımız cümleler, bizi İslamiyet'ten de uzaklaştırdı, incelikten de... Yaratmanın, canlandırmanın Allah'a has olduğunu unutup bunu cümlelerimize yerleştirdik. Oysa edep timsali Osmanlı'da 'ışığı yak' yerine 'ışığı uyandır', 'lambayı söndür' yerine 'lambayı dinlendir' gibi ince cümleler kullanılırdı.

#4Foto - 3-Çağa uygun yaşayalım derken, değerlerimizi ne de çabuk yitirdik. İçi 'entellektüel' kelimelerle dolu kullandığımız cümleler, bizi İslamiyet'ten de uzaklaştırdı, incelikten de... Yaratmanın, canlandırmanın Allah'a has olduğunu unutup bunu cümlelerimize yerleştirdik. Oysa edep timsali Osmanlı'da 'ışığı yak' yerine 'ışığı uyandır', 'lambayı söndür' yerine 'lambayı dinlendir' gibi ince cümleler kullanılırdı.Foto - 3-Çağa uygun yaşayalım derken, değerlerimizi ne de çabuk yitirdik. İçi 'entellektüel' kelimelerle dolu kullandığımız cümleler, bizi İslamiyet'ten de uzaklaştırdı, incelikten de... Yaratmanın, canlandırmanın Allah'a has olduğunu unutup bunu cümlelerimize yerleştirdik. Oysa edep timsali Osmanlı'da 'ışığı yak' yerine 'ışığı uyandır', 'lambayı söndür' yerine 'lambayı dinlendir' gibi ince cümleler kullanılırdı.

3-Çağa uygun yaşayalım derken, değerlerimizi ne de çabuk yitirdik. İçi 'entellektüel' kelimelerle dolu kullandığımız cümleler, bizi İslamiyet'ten de uzaklaştırdı, incelikten de... Yaratmanın, canlandırmanın Allah'a has olduğunu unutup bunu cümlelerimize yerleştirdik. Oysa edep timsali Osmanlı'da 'ışığı yak' yerine 'ışığı uyandır', 'lambayı söndür' yerine 'lambayı dinlendir' gibi ince cümleler kullanılırdı.

#5

Foto - 4-Özellikle son yıllarda duyarsız bir toplum olduğumuzu gösteren birçok habere denk gelmişsinizdir. İntihar eden komşusunu canlı yayınlayan, mahallesindeki cenazeye rağmen düğün yapan, ölen kişinin arkasından söven... Oysa Osmanlı'da bir mahallede biri hayatını kaybettiği zaman sırasıyla komşular cenaze evine yemek yollar, kimse gülmez, herkes ölen kişinin yakınlarına tüm desteğini gösterirdi. Peygamberimizin 'komşu' emanetine sahip çıkarak acısına da güzel gününe de ortak olurlardı.

4-Özellikle son yıllarda duyarsız bir toplum olduğumuzu gösteren birçok habere denk gelmişsinizdir. İntihar eden komşusunu canlı yayınlayan, mahallesindeki cenazeye rağmen düğün yapan, ölen kişinin arkasından söven... Oysa Osmanlı'da bir mahallede biri hayatını kaybettiği zaman sırasıyla komşular cenaze evine yemek yollar, kimse gülmez, herkes ölen kişinin yakınlarına tüm desteğini gösterirdi. Peygamberimizin 'komşu' emanetine sahip çıkarak acısına da güzel gününe de ortak olurlardı.

#6

Foto - 5-Son aylarda tüm dünyayı kasıp kavuran koronavirüsle beraber maalesef yaşlılarımıza yapılan saygısızlığın son örneklerine acı bir şekilde şahit olmuş olduk. Oysa Osmanlı'da bırakın saygısızlığı; büyüklerin, yaşlıların önünde yürülmezdi. Büyüklerin arkasında yürümenin hürmet olarak kabul edildiği düşüncesiyle onlar izin vermeden gençler, yanlarından öylece geçip gitmezdi.

5-Son aylarda tüm dünyayı kasıp kavuran koronavirüsle beraber maalesef yaşlılarımıza yapılan saygısızlığın son örneklerine acı bir şekilde şahit olmuş olduk. Oysa Osmanlı'da bırakın saygısızlığı; büyüklerin, yaşlıların önünde yürülmezdi. Büyüklerin arkasında yürümenin hürmet olarak kabul edildiği düşüncesiyle onlar izin vermeden gençler, yanlarından öylece geçip gitmezdi.

#7

Foto - 6-Gelelim kapı tokmaklarına... Mahremiyet de Osmanlı'da büyük önem taşırdı. Kapı tokmakları kalın ve ince sesli olmak üzere iki taneydi. Eğer erkek bir misafir geldiyse kalın sesli tokmağı çalar, kadın misafir geldiyse ince sesli tokmağı çalar; ev sahibi kapıyı buna göre açardı. Keşke Osmanlı döneminde yaşasaydım dediğinizi işitir gibi olduk...

6-Gelelim kapı tokmaklarına... Mahremiyet de Osmanlı'da büyük önem taşırdı. Kapı tokmakları kalın ve ince sesli olmak üzere iki taneydi. Eğer erkek bir misafir geldiyse kalın sesli tokmağı çalar, kadın misafir geldiyse ince sesli tokmağı çalar; ev sahibi kapıyı buna göre açardı. Keşke Osmanlı döneminde yaşasaydım dediğinizi işitir gibi olduk...

#8

Foto - 7-Metropol şehirlerde artık pek fazla olmasa da Anadolu'da hala misafirlere verilen önem herkes tarafından bilinen bir gerçek. Günümüzde kimileri misafire 'aç mısın' diye sormayı tercih ederken, kimileri de karnı tok olan misafire bile yemek sermeyi yeğliyor. Ancak Osmanlı'da bunun da bir çaresi vardı. Eve gelen misafire kahve-su ikilisi ikram edilirdi. Misafir kahveyi alırsa tok, suyu alırsa aç olduğu anlamına gelir, ev sahibi de hizmetini ona göre yapardı.

7-Metropol şehirlerde artık pek fazla olmasa da Anadolu'da hala misafirlere verilen önem herkes tarafından bilinen bir gerçek. Günümüzde kimileri misafire 'aç mısın' diye sormayı tercih ederken, kimileri de karnı tok olan misafire bile yemek sermeyi yeğliyor. Ancak Osmanlı'da bunun da bir çaresi vardı. Eve gelen misafire kahve-su ikilisi ikram edilirdi. Misafir kahveyi alırsa tok, suyu alırsa aç olduğu anlamına gelir, ev sahibi de hizmetini ona göre yapardı.

 
#9

Foto - 8-Keşke devam etseydi diyeceğimiz geleneklerden biri daha: Sadaka taşı... 'Sağ elin verdiğini sol ol görmesin' hadis-i şerifi düsturuyla Osmanlı'da sosyal dayanışmanın bir parçası olan Sadaka taşları vardı. Günümüzde kullanılmasa da bazı yerlerde hala çat-pat ayakta kalmaya çalışan sadaka taşlarına durumu iyi olanlar sadakalarını koyar, ihtiyacı olanlar da bu taşlardan kendine yetecek kadarını alırdı. 'Şimdi olsa taş yerinde kalmaz' diyenlerden misiniz siz de?

8-Keşke devam etseydi diyeceğimiz geleneklerden biri daha: Sadaka taşı... 'Sağ elin verdiğini sol ol görmesin' hadis-i şerifi düsturuyla Osmanlı'da sosyal dayanışmanın bir parçası olan Sadaka taşları vardı. Günümüzde kullanılmasa da bazı yerlerde hala çat-pat ayakta kalmaya çalışan sadaka taşlarına durumu iyi olanlar sadakalarını koyar, ihtiyacı olanlar da bu taşlardan kendine yetecek kadarını alırdı. 'Şimdi olsa taş yerinde kalmaz' diyenlerden misiniz siz de?

#10

Foto - 9-Osmanlı yemek adabıyla da kendine hayran bıraktırıyor. Evdeki herkesin tepsiyle, kendi odasına çekilerek yemek yediği, büyüklerin beklenmediği, geniş sofraların kurulmadığı günümüzde Osmanlı'dan örnek alacağımız çok şey var. Osmanlı'da evde sofraya herkes birlikte oturur, evin büyüğü yemeğe başlamadan yemeğe başlanılmaz, başlarken besmeleyle başlanır, biterken de hamd edilirdi.

9-Osmanlı yemek adabıyla da kendine hayran bıraktırıyor. Evdeki herkesin tepsiyle, kendi odasına çekilerek yemek yediği, büyüklerin beklenmediği, geniş sofraların kurulmadığı günümüzde Osmanlı'dan örnek alacağımız çok şey var. Osmanlı'da evde sofraya herkes birlikte oturur, evin büyüğü yemeğe başlamadan yemeğe başlanılmaz, başlarken besmeleyle başlanır, biterken de hamd edilirdi.

 
#11

Foto - 10- İşte nezaketin tavan yaptığı bir incelik timsali... Evlerde camların önüne konulan sarı, kırmızı çiçeklerin kendi içinde bir anlamı olduğunu duymuş muydunuz? Hoşgörünün hüküm sürdüğü Osmanlı'da bu inceliğe hayran kalacaksınız. Evlerin camında sarı bir çiçek varsa, bu, o evde bir hasta olduğunu ve dışardan geçen kişilerin seslerini ona göre ayarlaması gerektiğini gösterirdi. Camın önüne konulan kırmızı bir çiçek ise o evde evlilik çağına gelmiş bir genç kız olduğunu, buda yine evin önünden geçenlerin ağzından çıkan kelimelere daha bir dikkat etmesi gerektiğini gösterirdi.

10- İşte nezaketin tavan yaptığı bir incelik timsali... Evlerde camların önüne konulan sarı, kırmızı çiçeklerin kendi içinde bir anlamı olduğunu duymuş muydunuz? Hoşgörünün hüküm sürdüğü Osmanlı'da bu inceliğe hayran kalacaksınız. Evlerin camında sarı bir çiçek varsa, bu, o evde bir hasta olduğunu ve dışardan geçen kişilerin seslerini ona göre ayarlaması gerektiğini gösterirdi. Camın önüne konulan kırmızı bir çiçek ise o evde evlilik çağına gelmiş bir genç kız olduğunu, buda yine evin önünden geçenlerin ağzından çıkan kelimelere daha bir dikkat etmesi gerektiğini gösterirdi.

#12

Foto - İşte Osmanlı, 623 yıl üç kıtaya bu incelikleri yayarak yaşadı. Bu yüzden de hala kendisinden söz ettirmeye devam ediyor. Haydi gelin bu incelikleri tekrar yaşatalım...

İşte Osmanlı, 623 yıl üç kıtaya bu incelikleri yayarak yaşadı. Bu yüzden de hala kendisinden söz ettirmeye devam ediyor. Haydi gelin bu incelikleri tekrar yaşatalım..

Kaynak:Karar Gazetesi

Kaynak: Editör: Fuat Gültekin
Etiketler: Osmanlı'da, pencerelerin, önüne, konulan, kırmızı, çiçek...,
Yorumlar
Haber Yazılımı