Sondakika32.com - Isparta Haberleri
'Şehir hastaneleri' projesinin görünmeyen yüzü

Kamu-Özel Ortaklığı (KÖO) projesiyle kurulmaya başlanılan Şehir Hastaneleri (ŞH), büyük vurgunların yanı sıra, büyük sorunları da birlikte getirecek gibi görünmektedir.

İngiltere’den esinlenerek kurulmaya başlanılan bu dev boyutlardaki hastanelerin çoğunda yatak sayısı 1500-3000 arasında. Oysa tüm dünyanın kabul ettiği ölçütlere göre, ideal olan hastane yatak sayısı 200 ile 600 arasında olmalı.

Ülkelerinde yıllar önce kurmuş oldukları KÖO modelinin çalışmadığını, dahası kendi uygulamaları içinde bu hastanelerin iflasa gittiğini gören İngilizler, bu tür kamu hastane modelinden vazgeçmeye başlamışlardır. Çünkü bunlar verimli olarak işletilememiş, zarar etmeye başlamışlardır. Kamu hazinesinin yardımı ile ayakta tutulmaları söz konusu olunca da bu hastane modelini değiştirmeye karar vermişlerdir.

KÖO şeklinde ülkemizde kurulmaya başlayan şehir hastaneleri modelinde, sanıldığı gibi bir ortaklık yok. Bir kiralayan var (özel şirketler) bir de kiracı var (Kamu). Üstelik kiracının ödeyeceği rakam inanılmaz büyüklükte.

Yani açıkça, AKP’nin uygulamaya başladığı şehir hastaneleri modelinde, binaları yapan firmalar, kamu hazinesini büyük zarara uğratıyor, dahası kazıklıyor!

Uygulanmakta olan ŞH modelinin, bir görünen, bir de görünmeyen (yani saklanan) boyutu var.

Olayın görünen özeti şu;

A-Sağlık Bakanlığı, bir kamu arazisini özel şirket(ler)e ihale ile veriyor…

B-İhaleyi alan şirket orada dev hastaneler kuruyor…

C-Hastaneyi yapan ve donatan bu şirket, bu hastaneyi 25 yıllığına kamuya kiralıyor…

Bu yöntemle; 4 hastane kullanıma açıldı. 14 hastanenin ihalesi yapıldı. 14 hastane de planlama aşamasındaymış!

VAY BEEE!

Buraya kadar her şey normal gibi görünüyorsa da, olayın gözden kaçırılmaya çalışılan boyutunu okuyunca eminim, ‘vay bee!’ diyeceksiniz.

İşte size bu olaydaki görünmeyen ya da bilinmeyen gerçekler.

1-   Sözleşme değeri 10,6 milyar dolar olarak belirlenen 18 ŞH’ne, 25 yıllık peryod içinde, her yıl yapılacak ödemelerle ödenecek para, 30,3 milyar dolar!

Ödeme hazine garantisinde ve uyuşmazlık durumunda uluslararası tahkim yolu açık olacaktır.

(10,6 milyar dolar olan sözleşme bedeli bile çok yüksek tutulmuş, birim fiyat uygulaması göz önüne alınmamıştır. Eğer alınsaydı bu rakamın 7-8 milyar dolar dolayında olacağı ifade ediliyor. Böylesine büyük bir kazanç garantisi, herhalde dünya üzerinde az görülür. Nitekim, bu durum Kalkınma Bakanlığı’nın raporuna da bir şaşkınlık şeklinde yansımış bulunuyor.

 Şöyle diyor; Yapılan Hastanelerin maliyeti 10,6 milyar dolar, kamunun ödeyeceği kira 30,3 milyar dolar!

Şu saptamayı yaparak şaşkınlığınızı biraz daha artıralım;

Hastaneyi yapan şirket, bunun maliyetini üç buçuk yılda aldığı kira ile çıkarabiliyor ama 25 yıl boyunca kira alıyor.

2-   Sözleşmede kira dışında, hastaneyi yapan şirkete çok büyük gelirler getirecek maddeler de vardır.

Her yıl kazanç olarak şirketlerin kasasına girebilecek bu paranın da, 25 yıl sonunda, 10 milyar dolar dolayında olacağı hesaplanmaktadır.

İşte size, şehir hastanelerini yapan firmalara, parası kamu tarafından ödenecek olan hastane içi hizmetlerin listesi;

a-   Bakım ve onarım hizmetleri

b-   Görüntüleme ve laboratuar hizmetleri

c-   Sterilizasyon, çamaşır, temizlik, güvenlik ve yemek hizmetleri

d-  Rehabilitasyon hizmetleri

e-   Bilgi işlem hizmetleri

f-   Ekipman hizmetleri

Bir de, hastane içinde işletilecek olan ticari alanlardan elde edilecek gelirler var; restoran, çiçekçi, otopark gibi…

3-   ŞH ihalelerine giren şirketlerden KDV alınmamaktadır.

4-   Kent içinde kapatılacak olan kamu hastanelerinin çok değerli arazilerinin ne olacağı konusunda büyük tedirginlik var! Bunların, Şehir hastanelerini alan şirketlere ya da yandaş kişi veya kuruluşlara peşkeş çekilebileceği korkusu yaşanıyor.

Çünkü, bir KHK ile bunu yapıverirler…

5-   Bu hastanelerin yapılabilmesi için, Çevre Yasasına göre ÇED raporu gerekirken, acele bir yasa ile 500 yatağın üzerindeki hastaneler için bu raporun gerekliliği ortadan kaldırıldı.

6-   Bu hastanelerin yapım ihalesini alan şirketlerle yapılan sözleşmelerin ayrıntısını istediğinizde, “Ticari sır” gerekçesiyle yanıt alamadığınız gibi, büyük tepki de görüyorsunuz.

7-   Hesaplamalara göre, yapılmış ve yapılmakta olan şehir hastanelerinde, hasta yatağına düşen maliyet, özel hastanelerin üç katına yakındır.

8-   Kamu hastanesi niteliği tartışılır olan bu hastanelerin, eğitim hastanesi niteliği de tartışmalı hale gelmiştir. Adana Şehir Hastanesi bu bakımdan örnektir ve sağlık çalışanları istihdam ve özlük sorunları yaşamaktadırlar.

9-    Özellikle laboratuarlarda, kamu hastanesinden gelen hekim-hemşire ve teknisyenler, taşeronlaşma sonucu dışlanma tehlikesiyle karşı karşıyadırlar.

SONUÇ OLARAK

-Şehir Hastaneleri, kamu bütçesine getirilen çok büyük bir ‘sömürü’ yüküdür.

-Yapılan, inanılmaz ihaleler sonucu sadece çocuklarımız değil, torunlarımız bile ipotek altına alınmıştır.

-Oysa, büyük boyutlu dev hastanelerin yerine, kamuyu koruyan ihalelerle daha küçük boyutta (200-600 yatak) yapılacak hastaneler çok daha verimli olacaktır.

-Keşke aklı selim (ve elbette vicdan) egemen olsa da, bu projelerin geri kalanları yapılmasa ve küçük hastanelere yönelebilseler.

Hem sonra ŞH projesi ile hastanelerin toplam yatak sayısının artmayacağı gerçeği ortadadır.

ÇOK ÖNEMLİ BİR KONU DAHA

Ülkemizde Genel Sağlık Sigortası (GSS) nedeniyle herkesin sağlık güvencesi olduğu iddia edilmektedir.

Verilen rakama göre, halkımızın %98’i GSS şemsiyesi altında bulunmaktadır.

Ancak gerçek farklıdır;

Bağkur prim borcu olan 4-5 milyon insanımız ile…

Yeşil kart iptalinden sonra gelir testine girmeyen 4-5 milyon yurttaşımızın da GSS’den yararlanamadığı gözlerden kaçırılmaktadır.

Ülke nüfusunun 10 milyonunu GSS dışında tutan APK iktidarı, ŞH projesi ile çocuklarımızın bile geleceğini ipotek altına almaktadır.

*Bilgilerinden yararlandığım, Prof. Dr. Kayıhan Pala’ya teşekkür ederim.

Suat Çağlayan







Ulusal  KATEGORİSİNDEN HABERLER

Kahvaltı yapanın resmini çekip gönderin

Kahvaltı yapanın resmini çekip gönderin Antalya Valisi Münir Karaloğlu, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla makamında kabul ettiği muhtarlara, 'Resmi da...

Sağlık Bakanlığı'ndan bitkisel ilaç kararı!

Sağlık Bakanlığı'ndan bitkisel ilaç kararı! İlaç formatındaki bitkisel ürünlerin ruhsatını Tarım ve Orman Bakanlığı’nın vermesi tartışmalara neden olmuştu. Yen...

'Eski vekil kızı 6 aydır işe gelmeden maaş alıyor'

'Eski vekil kızı 6 aydır işe gelmeden maaş alıyor' Eski milletvekili Hüsnü Ordu'nun Kütahya Belediyesi'nde görevli kızı Sümeyra Ordu 6 aydır işe gitmeden maaş...

Saadet Partisi'nin önemli ismi hayatını kaybetti

Saadet Partisi'nin önemli ismi hayatını kaybetti Fazilet Partisi ve Saadet Partisi'nde milletvekilliği yapan, Saadet Partisi Genel Başkan eski Yardımcısı Prof. ...

Skandalların müdürü milyonları götürmüş!

Skandalların müdürü milyonları götürmüş! Adı skandallarla anılan ve son olarak Konya İl Müzeler Müdürü olarak görev yapan Yusuf Benli'nin devleti milyon...

KORAY BAŞYİĞİT YAZDI:'ŞEHİD – BAŞKAN – GÖLLERİMİZ – IYI PARTİ'

KORAY BAŞYİĞİT YAZDI:'ŞEHİD – BAŞKAN – GÖLLERİMİZ – IYI PARTİ' KORAY BAŞYİĞİT YAZDI:'ŞEHİD – BAŞKAN – GÖLLERİMİZ – IYI PARTİ'

Antalya Valisi kahvaltıyı yasakladı

Antalya Valisi kahvaltıyı yasakladı Antalya Valisi kahvaltıyı yasakladı

Dünya Gıda Gününde Açlıkla Mücadele Vurgusu

Dünya Gıda Gününde Açlıkla Mücadele Vurgusu Dünya Gıda Gününde Açlıkla Mücadele Vurgusu

1.2 milyon ton akaryakıt sahte faturayla satılmış

1.2 milyon ton akaryakıt sahte faturayla satılmış 'Devletle dalga geçiliyor'
M. Koray Başyiğit M. Koray Başyiğit
ŞEHİD – BAŞKAN – GÖLLERİMİZ – IYI PARTİ
Havva Dinçtürk Havva Dinçtürk
Korkularına Yenilmek Acizliktir
Thebaykus.com - Haber Sitesi Kur - Campus Tasarim - Havadanhaber.com