Sondakika32.com - Isparta Haberleri
Yok edilen yaşam servetimiz

Maki denilince çoğumuzun aklına daha ilkokulda öğretilen 'Akdeniz'in bitki örtüsü' gelir. Ancak daha da genellersek makiye bakışımızın özeti 'çalılık'şeklindedir...

Devletin resmi görüşüne göre makiler ormandan sayılmıyor. Bu yüzden de herhangi bir koruma ve esirgeme statüsünden yoksun. Dahası, devletin resmi kurumları makilik alanlara 'bozuk orman' ya da 'atıl durumdaki, işe yaramaz' ağaçcıklar gözüyle bakıyor. Ağaçların ve suların emanet edildiği bakanlık, suyu tutan ağaçların en gösterişsizi olan makileri yerin yüzünden kazıyıp yerlerine iğde ve hünnap dikiyor şimdilerde. Ağaçları salt ekonomik yararına göre yarıştırmak ve sınıflandırmak bir yana, kendisi de bir maki üyesi olan ahlatların da kültüre alınıp sökülen makilik alanlara 'gelir getirici tür' olarak dikilmesi ve bununla övünülmesi karşısında söz tükeniyor.

MAKİLER İNSAN TAHRİBATIYLA MI OLUŞTU, DOĞAL YOLLA MI?

Çanakkale'den Hatay'a, uzanan kıyılar boyunca makiler binlerce yıldır varlığını sürdürüyor. Ancak makilerin varlığına ilişkin bilim dünyasında da topyekun bir görüş birliğine varılmış değil. Kimine göre makiler yılın büyük bölümü sıcak ve kurak geçen Akdeniz ikliminin koşulları gereği az suyla yetinmek zorunda kalmış, kalın ve sert yapraklı, bodur görünümlü ama her dem yeşil kalabilen bitki toplulukları. Kimine göre ise makiler insanların binlerce yıllık tahribatları sonucu bozulan orman ekosistemlerinin doğal bir sonucu olarak gelişmişler.

YERİN YARALANAN YÜZÜNE MERHEM OLAN MAKİLER

Yerine göre bu görüşlerin her ikisi de doğru kabul edilebilir. Örneğin yangın görmüş ya da aşırı ölçüde kesilerek yok edilmiş orman alanlarında ilk boy gösteren bitkiler makilerdir. Çünkü dalları tahrip olsa da yüzlerce yıl dayanabilen kökleri oldukça derinlerde olan makiler, yangın sonrası dev yaralar açılan ormanların yok olduğu alanlara hızla yayılarak adeta yanık kremi gibi yerin derisini tedavi ederler. Çeşitli nedenlerle bozulan ormanlara öncü birlik olarak çıkartma yapan makilerin doldurduğu alanlar bir kaç yıl içinde yeniden yeşil örtülerle kaplanır. Ardından da bu alanı kaplayan pek çok maki türü tahrip edilmeyip gelişimine izin verilirse zamanla orman ekosistemleri oluşturabilirler.

Bugün kısmen insan tahribatından korunan antik kentlerimizin bir çoğunun çevresinde maki topluluklarından oluşan ormanları görmek mümkündür...

MAKİNİN ŞİİRE DÖNÜŞTÜĞÜ ANTİK KENTLER

Bir diğer görüş olan "makilerin binlerce yıldır doğal olarak varlığını sürdüren bitki toplulukları" olduğu yönündeki öneriyi de doğru kabul etmememiz için hiç bir neden yoktur. Öylesine görkemli maki topluluklarına tanık oluruz ki, sanki binlerce yıldır oradalarmışçasına ahenkli ve büyüleyici bir görünüm sunarlar. Örneğin Antalya Kemer'deki Phaselis, Olimpos ve Termessos antik kentleri, Marmaris Dilek Yarımadası, Datça Yarımadası, Kaş-Kekova bölgesi, Fethiye ve Göcek civarındaki koyların bir çoğu makinin şiire dönüştüğü alanlardır.

HOYRATÇA VE KOLAYCA YOK EDİLEN YAŞAM SERVETİ

Makiler, ormana ve ağaca yalnızca "ekonomik getirisi" üzerinden bakan yönetsel anlayışın sorunlu bakışı yüzünden yıllardır ilk yağmalanacak alanlar olarak görülüyor. Ancak Anadolu'da yeşeren onlarca uygarlığın yarattığı kültürel birikimin her zerresine sinmiş olan makilerin bu denli hoyratça yok edilmesi, üzerinde yaşanan coğrafyaya nasıl bakıldığını ortaya koyan acı bir sonuç. Ancak bu bakışa göre bile makilerin ekonomik getirileri de akılcı yönetildiği ve verimli kullanıldığı sürece yabana atılacak türden değildir. Bir çok tıbbi ve aromatik bitkinin yanısıra gıda, kozmetik, kimya ve parfümeri alanında kullanılan türler maki ailesinin üyeleri arasındadır.

GÜNEYE KAÇAN KADINLARIN EN BÜYÜK SIRDAŞI

Çalı deyip geçilen maki topluluklarının arasında neler yok ki: Ünlü mitolojik öykülere konu olan defneden, eski Mısır'dan bu yana ölü gömme törenlerinin ayrılmaz parçası olan mersin dallarına; Museviler'den Müslümanlara tek tanrılı ortadoğu inançlarında reçineleri buhur ve tütsü olarak kullanılan tespih çalısına kadar bir çok tür makinin birer üyesi. Yalnızca bunlar mı? Elbette hayır. Saymakla bitmeyecek maki türleriyle bir çoğumuzun en az bir ya da bir kaç anısı olmuştur. İnsan ruhunun tevazuya ve sadeliğe açık yanına dokunmayı bilen bu kalendermeşrepli bitki ve ağaç toplulukları, aynın zamanda en büyük sırdaşıdır güneye kaçan kadınların.

YOKSUL ÇOCUKLARIN AVUÇLARINI DOLDURAN YAŞAM NEŞESİ

Kıyılarda Nisan sonunda başlayıp, iç bölgelerde Haziran sonuna kadar yamaçları sarıya boyayan katır tırnakları, orman içi açıklıklarda, dik kayalıkların kenarlarında ansızın karşınıza çıkıveren pürenleri kim unutabilir? Ya o taşlı torosların koynunda deli deli kokan fundalara ne demeli? Taşeli Platosu ve Antalya çevresinde meyvelerinden pekmez yapılan andız ve keçiboynuzu tam bir yaşam iksiridir. Kekik denşilince yalnızca yaylalar mı akla gelir? Bilyelisi tovgası, keskin kokulusu acımtrağı; makilerin koynuna dizilmiş yeşim taşları gibi kekikler, Hafızamıza kazınan unutulmaz kokusuyla mora olan tutkumuzu ateşleyip duran lavantanın yabanisi karabaş otları, yağı ve meyvesiyle 5 bin yıllık yaşam iksirimiz zeytinin atası deliceler ve çitlembikten kocayemişe, alıçtan kızılcığa yoksul Anadolu çocuklarının avuçlarını dolduran yaşam neşesi onlarca meyve...

KIL KEÇİSİ DE BİZZAT MAKİ AİLESİNİN BİR ÜYESİ

Torosların Akdeniz'e bakan yamaçlarında Ocak ayının sonuna doğru ilk çiçeklenen maki üyesi, keçiboğan adı verilen türdür. Dikenlerinden dolayı keçi boğan denilse de aslında yaprakları keçilerin severek yediği bir bitkidi keçiboğan. Keçi demişken, bunca yıldır orman düşmanı ilan edilen yerli ırk kıl keçisinin bizzat kendisi de bir maki üyesi sayılır. Çünkü pirnar, akçakesme, kermes meşesi ve onlarca maki türü kıl keçisinin en sevdiği besinleri oluşturur. Sanıldığı gibi kıl keçisi Türklerle birlikte Anadolu'ya gelmiş bir canlı değil, bilakis Türkler 'uç bölgelere' yerleştirildiğinde kıl keçisini makilerle birlikte bulmuştur. Tiftik keçisi gibi Türklerin Orta Asya'dan kendi getirdiği türler de var elbette. Kermes meşesinin tohumu olan palamutları, kıtlık zamanlarında unla karıştırılarak Anadolu insanının ekmeğine hamur olmuştur.

EGE'DE ZEYBEK, AKDENİZ'DE YÖRÜKTÜR

Ardıç meyvesinden yakı, defne meyvesinden sabun, alıç meyvesinden şurup, sandal ve yaseminden parfüm, çakal eriğinden hoşaf yapılır... Kısacası makiler Anadolu insanının binlerce yıllık can yoldaşı, kader ortağıdır. Ege'de Zeybek, Akdeniz'de Yörüktür. Kalenderi bir derviştir uzak yamaçlarda. Bir çoban türküsüdür Mersin dağlarında, içli bir bozlaktır Torosların yayla yollarında. Adalarda sakızlı muhallebi, Antalya'da menengiç kahvesi, Siirtte bıttım, Hatay'da defne sabunu. Keçinin kılı, koyunun yünüdür; Karapınar'da bir ala kilimdir maki, Bozkır'da saçaklı bir çul. Maraş dağlarında kara çadır, Karaman yaylalalarında alaçıktan bir yuva.

AKDENİZ'İN YAMAÇLARA YAZDIĞI ŞİİRDİR MAKİLER

Dadaloğlu'nun özgüveni, Karacoğlan'ın aşk sürenidir dağlarda. Muhannete muhtaç olmayı ölüm bilen insanımın son sığınağıdır. Yağlıkta bozşalba, kuşakta kuşkonmazdır maki; yoklukta varlık, varlıkta dirlik... Makiler, kırlangıç yürekli bir kadının düşüdür kimi zaman. Bulutlu bir Mart ikindisinde, keçiboğan çalılarının kokusunda yitirmesidir ruhunu; dilfir kokusuyla uyanması sonra. Akdeniz'in taşlı yamaçlara buğuyla yazdığı tutkulu bir şiirdir makiler; sessiz ve kimsesiz...

Yusuf Yavuz







Ulusal  KATEGORİSİNDEN HABERLER

Antalya yakın gelecekte İzmir'e otoyol ve hızlı trenle bağlanacak

Antalya yakın gelecekte İzmir'e otoyol ve hızlı trenle bağlanacak 'Proje çalışmalarımız devam ediyor'

Recep Özel: Bir yerin siyasi dengesini değiştirecek hiçbir hareketin içinde olmayız

Recep Özel: Bir yerin siyasi dengesini değiştirecek hiçbir hareketin içinde olmayız AK Parti’nin YSK temsilcisi Recep Özel, kimi bölgelerdeki yüksek seçmen artışlarının büyük kısmının muhtarlık seçim...

YSK'nin 'mucize' seçmen listesi: 165 yaşındaki seçmen!

YSK'nin 'mucize' seçmen listesi: 165 yaşındaki seçmen! İddialara göre Yüksek Seçim Kurulu (YSK) listelerinde yaşı 100 ile 165 arasında değişen 6 bin 389 seçmen var. YSK l...

CHP'nin Antalya adayı Muhittin Böcek vatandaşlara bez poşet dağıttı

CHP'nin Antalya adayı Muhittin Böcek vatandaşlara bez poşet dağıttı CHP'nin Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Muhittin Böcek, vatandaşa bez poşet dağıtarak uygulamaya tepki...

Rektör sızıntının peşinde

Rektör sızıntının peşinde İddialara göre, Rektör Yusuf Şahin’in zekat parasıyla makam aracı alması olayı basına yansıdıktan sonra, Şahin tara...

Öğretmenlerin 'imar affı' oyunu pahalıya patladı!

Öğretmenlerin 'imar affı' oyunu pahalıya patladı! MUĞLA'nın Bodrum ilçesinde görevli 2 öğretmen, lojman olarak kullanmaları için kendilerine tahsis edilen Hazine...

Kendirden kanser ilacı üreten Türk profesör 10 kat güçlü zırh yapınca şok yaşadı

Kendirden kanser ilacı üreten Türk profesör 10 kat güçlü zırh yapınca şok yaşadı Evinin bahçesinde 'Türkiye'yi kalkındıracak ürün' olarak bahsettiği kendirden kanser ilacı ve çelikten ...

İşte oy kullanacak Suriyeli sayısı

İşte oy kullanacak Suriyeli sayısı AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, 36 bin Suriyelinin ilk seçimde oy kullanacağını açıkladı.

Damacana suyu hakkında şoke eden açıklama

Damacana suyu hakkında şoke eden açıklama Damacana suyu ile ilgili tartışmalar bitmek bilmiyor. Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Başkanı Baran Bozoğlu'nun ...
Havva Dinçtürk Havva Dinçtürk
Geçmişle Boğuştuk Gelecek Senden Büyük Hayallerimiz Var
M. Koray Başyiğit M. Koray Başyiğit
GÜNDEM – ANDIMIZ – CUMHURİYET – IYI PARTİ - DAVRAZSPOR
Thebaykus.com - Haber Sitesi Kur - Campus Tasarim - Havadanhaber.com