Gül'ün danışmanı yeni partiyi doğruladı


Açıklama: Abdullah Gül'e yakınlığıyla bilinen Fehmi Koru, kaleme aldığı son yazıda yeni parti kurulacağı iddialarıyla ilgili 'Kendilerini var olan diğer partilerden farklı çizgide görenler, yeni bir parti çatısı altında toplanarak siyasete katkı yarışına katılabilir' ifadesini kullandı.
Kategori: Siyaset
Eklenme Tarihi: 13 Mart 2019
Geçerli Tarih: 22 Mayıs 2019, 02:28
Site: Sondakika32.com - Isparta Haberleri
URL: http://sondakika32.com/haber_detay.asp?haberID=12148


Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu'nun yeni kuracağı Gül'ün Davutoğlu'yla anlaşmazlık yaşadığı için Ali Babacan'la birlikte yeni bir parti kuracağı partinin başına Babacan'ı getireceği ve Davutoğlu'nun da ayrı bir parti kurmak için harekete geçtiği iddiaları uzun zamandır konuşuluyor.

ÖZHASEKİ, İDDİALARI YALANLAMIŞTI

Bir taraftan Türkiye yerel seçime hazırlanırken öte taraftan neredeyse her gün bu iddialarla ilgili medyada yeni haberler yer alıyor. AK Parti Ankara adayı Mehmet Özhaseki geçen günlerde hemşehrisi Abdullah Gül'ün yeni bir parti kurmayacağını açıklayarak "Abi diye hitap ettiğimiz birisi...Ben şahsen Sayın Gül'ün bir parti içinde yer alacağını zannetmiyorum" ifadesini kullanmıştı.

FEHMİ KORU TAM TERSİNİ SÖYLEDİ

Özhaseki gibi AK Parti'den birçok isim bu mealde açıklamalar yaparken Abdullah Gül'ün yakın arkadaşı gazeteci Fehmi Koru'dan yeni parti iddialarını güçlendirecek mesajlar geldi.
İşte Fehmi Koru'nun yazısındaki ilgili kısım;
"Son zamanlarda gündemden düştü, ama bulunduğum her ortamda yöneltilen sorulardan anladığım kadarıyla halkın gündeminin ilk sıralarında 'yeni parti' konusu yerini hala koruyor.
Kamuoyu yoklamaları da, hiç değilse benim gördüklerim, yeni parti beklentilerinin geçmişte hiç olmadığı kadar günümüzde yükseldiğine işaret ediyor. Bu hava da, iktidar-muhalefet ayrımı yapılmaksızın, şu andaki siyaset ortamından mutsuz olanların sayısının mutlu olanları geçmesine ve siyasetin yenilenmesi arzusunun kökleşmesine yol açıyor.

Fehmi Koru

2000 yılında var olduğunu bildiğimiz ortamın benzeri bir durum bugün kendisini hissettiriyor. Bendeki kanaatlerle siyasetin iktidara dönük yüzündeki çelişme de bu noktada başlıyor. Ne zaman bu konu açılsa, iktidar cephesi sözcüleri, 'ihanet' sözcüğü ile başlayan bir sürü yakışıksız söz sarf ediyor.

"AK PARTİ'NİN İKTİDARA GELMESİ AYNI YOLDAN OLMADI MI?"

Türkiye'de dünyanın başka demokrasilerinden de fazla sayıda siyasi parti var. Tam 93 parti… 31 Mart günü yapılacak yerel seçime girme hakkı kazanan parti sayısı da 13… Bunların herbiri -bazısı bütün il ve ilçelerde, bazısı ittifak çevrelerinde, bazısı ise az sayıda il ve ilçede- aday gösterdi ve onların başarılı olması, seçimi kazanması için çaba harcayacak.
Oysa her makamı sadece tek bir aday kazanabilecek.
Böyle bir yarış, seçim.
Zaten çok sayıda olan partiler arasına yeni birinin katılması neden 'ihanet' sayılsın ki?
Kendilerini var olan diğer partilerden farklı çizgide görenler, demokratik ülkelerde, kendileri yeni bir parti çatısı altında toplanarak siyasete katkı yarışına katılırlar. İngiltere'de, Almanya'da, İtalya'da son 10 yıl içerisinde nur topu gibi yeni parti oluşumları ortaya çıktı, bazıları yarıştıkları ülkede iktidara gelmeyi de başardı.
AK Parti'nin iktidara gelmesi de aynı yoldan olmadı mı? O güne kadar içinde yer aldıkları partiden koptuklarında, geride kalanların, onlar için de, 'ihanet' sözcüğünü kullandıklarını hatırlıyorum.
O gün iyi olan bugün neden kötü sayılıyor?
Kafam bu gibi konularda karma karışık…"