Sondakika32.com - Isparta Haberleri
Yılmaz Can

HAİNLER ÜLKESİ

10 Nisan 2016, 19:38

Yılmaz Can


 

"Hainler" ülkesi Türkiye!

  

Türkiye haini bol bir ülke... Bu ülkede "hainden" geçilmiyor. Dört bir yanımız "hain" dolu. Elini sallasan "haine"değiyor. Sağa dönsen karşında "hain" var, sola baksan "hainle" karşılaşıyorsun. Acınacak durumdayız vesselam!


Bizde muhalefete bakılırsa, daha düne kadar Başbakan da AK Parti de Hükümet de ihanet içindeydi. Sürekli olarak PKK'nın ekmeğine yağ sürmekle, bölücülere prim vermekle suçlanıyordu.
Haklarında neler söylenmedi ki!.. Yapılan suçlamalar, terör ve terör örgütü PKK ile işbirliği iddiasına kadar vardırıldı. "İhanet" suçlamaları, bağıra çağıra Meclis Kürsüsü'nden bile dile getirildi.
Hâlbuki terörü destekleyen hainlerin, gafillerin kimler olduğu son altı ay içinde ortaya çıktı. Hatta bu hainlerin çoğu Devletten maaş alıyor. Kalanı ise dağda ve basında .

Görüyor musunuz, Türk Milleti ve Türkiye, Demokrasi oyununa kurban ediliyor. Hainler baş tacı ediliyor. Böyle Milletini yok eden Sapık Demokrasi nerede var! Bir de Paris'i görün, ABD'yi görün.

TERÖR üyesi K.,.yi 3 ayda serbest bırakıyorlar, Ankara'yı PATLATIYOR. Ey vicdansızlar, bu nasıl yasa, bu nasıl bir yargı. Sizler kör müsünüz?!

Televizyonlara bakın ! Hainler PKK ile resim çektiriyor, Türk Devletine saldırıyor, terörü teşvik ediyor. Âcizler ve Demokrasi Abtalları susuyor, ABD ve AB de böyle mi? Haine susmak da bir nevi hainliktir. Hainlerin haddini bildirin !!! Yeter artık.


Yeni Anayasa Çalışmaları Hakkında 

Sayın Erdoğan ve Davutığlu Anayasa ve yasaları Profesörlere değil, yıllarını kürsülerde tüketmiş hakim ve savcılara yaptırın veya komisyonda çoğunluk olsunlar.


Yoksa tuzak yasaların esiri olursunuz. Anayasa mahkemesi ve Danıştay'ı görüyorsunuz Lâyüsel üye olmaz. Yasaları ayaklar altına alan karar olmaz. İcranın elini kolunu bağlayan yasa olmaz. Kürsü hakim ve savcıları tuzakları ve boşlukları görür.

Anayasa yaparken çok öz ve kısa olun. Teferruatı yasalara bırakın, görevleri, özlük haklarını, sorumlulukları, denetimlerini yasalar düzenlesin yoksa icranın eli kolu bağlanır.

 

Azerî- Ermeni Sürtüşmesi’nin Yakın Geçmişine Kısa Bir Bakış..

Sovyet Rusya komünist devletinin dağılmasından önceki son demlerde, 1989-90’larda, Sovyetler Birliği üyelerinden özellikle de ikisi arasında, Azerbaycan ile Ermenistan arasında etnik çatışmalar tırman(dırıl)ıyordu.

O hassas günlerin öncesinde de başta ingiliz gazeteleri olmak üzere, kapitalist emperyalizm dünyası, Kafkas’larda yeni bir devletin doğmakta olduğunun ayak seslerini muştuluyorlar ve ‘Kafkas’larda, doğu hrıstiyanlığının yiğit bekçileri’ olarak niteledikleri hristiyan ermeni halkını ve doğmakta olan Ermenistan devletini selâmlıyorlardı.

Bazı siyasî gözlemci ve yorumcular, üzerindeki baskıyı hafifletmek ve kapitalist emperyalizm dünyasının hoşnudluğunu kazanmak için, Gorbaçov’un, Ermenistan’ı koruyan bir tavır sergilemek düşüncesinde olduğunu ve bunun için, ermeniler ve azerîler arasındaki gerilimin Sovyet gizli servisi KGB tarafından özellikle tahrik edildiğini düşünürken, tamamen de haksız sayılmazlardı.

*

Çünkü, o günlerde, Azerbaycan’ın Sumgayt şehrindeki ermenilerle azerîler arasında meydana gelen sürtüşmeler bu gerilimi daha bir tırmandırmış ve Sovyetler Birliği”nin son lideri Mihail Gorbaçov, 19-20 Ocak 1990 gecesi yüzlerce tankı Bakû’ya sürerek, yüzlerce azerîyi katletmiş ve kapitalist-emperyalizm dünyası, hristiyan ermeni halkı korunuyor görüntüsü de taşıdığından bu saldırıya hiç bir tepki vermemişti.

Azerî halkı ise, kan ağlıyordu.

Azerî halkının, o ayda cereyan ettiği için, ‘Qanlı Janvar’ (Kanlı Ocak / Janvier/ Yanvar) diye andığı o büyük Rus Saldırısının acı hâtırası zihinlerde hâlâ da dip-diridir.

*

Ağustos-1991’de -75 yıllık- Sovyet komünist imparatorluğu, bu rejimi kurtarmak için yapılan bir askerî darbe teşebbüsünün başarısız kalması üzerine ve -o zamanlar Moskova Komünist Partisi başkanı olan- Boris Yeltsin liderliğindeki halk kitlelerinin askerî darbeye karşı çıkması ve Kırım’da tutuklanan Gorbaçov’un serbest bıraktırılmasını takiben.. Yeltsin, Gorbaçev’e, ’Sovyetler Birliği’nin dağıldığı’na dair hükmü imzalatıyor ve ortaya, -en büyüğü Rusya Federasyonu olmak üzere- 15-16 devlet ortaya çıkıyordu.

Bunlardan ikisi de Ermenistan ve Azerbaycan idi.

*

Azerbaycan ağır bir yönetim boşluğuna düşmüştü. Ayrıca, azerî yöneticiler neredeyse ‘ateist’denilecek çapta eski komünist-laik idiler. Halk da, maalesef, inanç bakımından tam-takır bırakılmıştı, komünist dönem boyunca.. Yeni devletin başına gelenler arka arkaya devriliyorlardı. Memmedof, Elçibey..

Sonra.. Sovyetler döneminde, -L. Brejnev’den sonraki 2. kişi durumunda olan ve sonra gözden düşen- Haydar Aliev Bakû’da iktidarı ele geçiriyordu.

Ancak, Ermenistan devleti ise, daha hazırlıklıydı ve istiklal bayrağı, Ermeni Kilisesi’nin eline verilmişti, kitleler dinî bir heyecanla sahib çıkıyordu, devletine..

*

Ermenistan, Azerbeycan içindeki Nagorno (dağlık) Qarabağ mıntıkasının muhtariyetini ilan etmiş ve arkasından da, bu bölgeyi, Laçin vâdisi’ni de kontrolüne alarak, Ermenistan’a bağlamış ve çıkan çatışmalarda Azerbaycan’ın topraklarının yüzde 20’si, beşte birisi de işgal altına düşmüş; sivil halktan binlerce insan katledilmiş, evleri-barkları yerleşim birimleri ermenilerin eline geçmiş; azerî halkından bir milyonu aşkın insan, Bakû’ya sığınmak zorunda kalmıştı.

Haydar Aliev ise, ‘qaçgınlar’ dediği kitleleri, ‘fişeng sesini eşitip qaçdıııız’ diye eleştiriyordu. Ama, kendisi de 7 yıl kadar ve yerine geçen oğlu İlham da, bu duruma bir çare bulamamıştı. Onlar, halkın İslamî açıdan güçlenmesine karşı tedbirler almakla meşguldüler.

Ermenistan ise, hem kilisenin ve hristiyan-kapitalist emperyalizminin ve hem de Rusya’nın kesin desteğine sahib idi. Ermenistan sınırları, Rusya askeri tarafından korunmaktan ayrı olarak, Ermenistan en modern silahlarla da donatılıyor.

Bu makale 13546 defa okunmuştur.

Havva Dinçtürk Havva Dinçtürk
NASIL GÖZ KIRPTIĞINIZI
Yılmaz Can Yılmaz Can
ABD DÜNYAYA BELÂ VE ZULÜM MAKİNESİ

Thebaykus.com - Haber Sitesi Kur - Campus Tasarim - Havadanhaber.com