giftcardmall/mygift bets10.buzz dini chat cilt serumu bizim mekan taraftarium24 taraftarium24 islami chat islami sohbetler

Evlilik birliği sürerken eşlerden birinin mal kaçırmak amacıyla 3. kişilere yaptığı muvazaalı taşınm

Evlilik birliği sürerken eşlerden birinin mal kaçırmak amacıyla 3. kişilere yaptığı muvazaalı taşınmaz devirlerine ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önemli usul ve esasları netleştirdi.

Güncel Yayın: 13 Ağustos 2026 - Perşembe - Güncelleme: 13.08.2026 21:39:00
Editör - Dore Yıldız
Okuma Süresi: 3 dk.
139 okunma
Google News

Evlilik birliği sürerken eşlerden birinin mal kaçırmak amacıyla 3. kişilere yaptığı muvazaalı taşınmaz devirlerine ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önemli usul ve esasları netleştirdi. Karara konu olayda; eşinin açtığı boşanma davasından kısa süre önce adındaki taşınmazı bir başkasına devreden koca aleyhine, diğer eş tarafından 'muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil' davası açıldı. Yerel mahkemenin davayı kabul ederek tapuyu iptal etmesi üzerine dosya Yargıtay’ın gündemine taşındı.

2. Alacak Yoksa Dava Reddedilecek:
Aile Mahkemesinde görülen mal rejimi davası sonucunda davacı eş lehine herhangi bir alacağa hükmedilmezse, davacının muvazaa davası açmakta hukuki yararı kalmayacağından davanın reddine karar verilecektir.

3. Tapu İptal Edilmeyecek, Haciz ve Satış Yetkisi Verilecek:
Alacağın varlığı ve muvazaa olgusu kanıtlandığı takdirde dahi, taşınmazın tapusu tamamen iptal edilip eski eş adına tescil edilemez. Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesi ve İcra İflas Kanunu’nun 283/1 maddesi kıyasen uygulanarak, taşınmazın tapusu devralan 3. kişi üzerinde kalmaya devam eder; ancak davacı eşe yalnızca alacağını tahsil edebileceği miktar oranında taşınmazı haczettirme ve sattırma yetkisi verilir.

Karşı Oy Gerekçesindeki Dikkat Çekici Detay
Karara katılan bazı Yargıtay üyeleri ise yazdıkları karşı oy yazısında, aile hukukuna ilişkin özel düzenleme olan Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 241/1. maddesine dikkat çekti. Karşı oy gerekçesinde; alacaklı eşin önce asıl borçlu olan eski eşin mal varlığına başvurması gerektiği, alacağın tamamının doğrudan 3. kişiden istenemeyeceği, bu durumun borçlar hukukundaki kefalet ilkelerine aykırılık oluşturacağı ifade edildi.

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
script async type="application/javascript" src="https://news.google.com/swg/js/v1/swg-basic.js">