ISPARTA’DA ÜRETMEDEN TÜKETMEK
Nejat Özdoğan yazdı: ISPARTA’DA ÜRETMEDEN TÜKETMEK

Isparta üretirdi.
Gül üretirdi, elma üretirdi, hayvancılık yapardı.
Bugün ne yapıyor?
Tüketiyor. Hem de üretemediğini tüketiyor.
Tarlalar boş.
Bahçeler bakımsız.
Ahırlar sessiz.
Ama kafeler dolu, AVM’ler dolu, ithal ürün rafları dolu.
Bir zamanlar “tarım kenti” denilen şehir,
bugün dışarıdan patates, dışarıdan et, dışarıdan saman bekliyor.
Bu bir tesadüf değil, yönetilen bir çöküştür.
Üretici küstürüldü.
Çiftçi yalnız bırakıldı.
“Eken zarar eder” noktasına getirildi.
Sonra da soruluyor: Niye üretmiyorsunuz?
Isparta’da sanayi yok denecek kadar az.
Olan da can çekişiyor.
Gençler ya işsiz ya da çareyi göçte buluyor.
Ama şehir vitrinle oyalanıyor.
Kilit taşları döşeniyor, süs havuzları yapılıyor, afişler asılıyor.
Peki üretim nerede?
İstihdam nerede?
Katma değer nerede?
Cevap yok.
Şehir betonla büyütülüyor,
ama ekonomi kağıt üzerinde şişiriliyor.
Üreten değil, tüketen kazanıyor.
Çalışan değil, ihale kovalayan ayakta kalıyor.
Sonra çarşıda esnaf ağlıyor,
pazarda vatandaş fiyatlara isyan ediyor.
Ama kimse büyük resmi görmek istemiyor.
Isparta bugün üretmeden tüketmenin bedelini ödüyor.
Ve bu bedel her geçen gün daha da ağırlaşıyor.
Bu şehir vitrinle değil, üretimle kalkınır.
Reklamla değil, emekle büyür.
Afişle değil, fabrikayla, atölyeyle, tarımla yaşar.
Eğer üretime dönülmezse,
Isparta sadece tüketen,
ama geleceği olmayan bir şehir olarak kalır.
Ve o zaman ne gül kalır,
ne elma, ne lavanta
ne de bu şehirde tutunacak genç.
Benden söylemesi





