ANTALYA’DA BİR MESLEK DAHA SESSİZCE TARİHE KARIŞIYOR
40 yıllık saatçi dükkânının kepenkleri indi.
Güncel
Yayın: 14 Eylül 2026 - Pazartesi - Güncelleme: 14.09.2026 13:09:00
Editör -
Dore Yıldız
Okuma Süresi: 4 dk.
236 okunma

Antalya’da yıllardır aynı tezgâhın başında saatlere yeniden hayat veren 64 yaşındaki Mesut Cevher, yaklaşık 40 yıldır sürdürdüğü saat tamirciliği mesleğine veda etti. Küçücük dükkânında yüzlerce, belki de binlerce saatin yeniden çalışmasını sağlayan Cevher’in kepenkleri artık kapalı.
Bir dönemin vazgeçilmez mesleklerinden biri olan saatçilik, teknolojinin gelişmesi ve alışkanlıkların değişmesiyle birlikte giderek kaybolan meslekler arasına girerken, Antalya’da bu mesleğin emektar isimlerinden biri daha çalışma hayatına nokta koydu.
SAATLERİN DİLİNDEN ANLAYAN USTA
64 yaşındaki Mesut Cevher, dededen kalan saatçilik mesleğini yıllarca büyük bir sabır ve özenle sürdürdü. Küçük dükkânında yalnızca saat tamir etmedi; insanların yıllardır sakladığı, kimi zaman hatırası olan saatleri de yeniden çalışır hale getirdi.
Bir saatin içindeki küçücük parçaların birbirleriyle uyum içerisinde çalışmasını sağlayan Cevher için saatçilik yalnızca bir geçim kaynağı değil, yılların emeğiyle şekillenmiş bir ustalık alanıydı.
Mekanik saatlerden pilli saatlere kadar pek çok farklı saati tamir eden usta, mesleği boyunca “tamir edilemez” denilen saatlere bile yeniden hayat vermesiyle dikkat çekti.
BİR DÜKKÂN KAPANDI,BİR MESLEĞİN HATIRASI KALDI
Bugün teknoloji sayesinde saati öğrenmek için telefonların ekranına bakılıyor. Bozulan birçok ürün ise tamir edilmek yerine yenisiyle değiştiriliyor.
Oysa geçmişte bir saat bozulduğunda ilk adres saatçi dükkânıydı.
Vatandaş elindeki saati ustaya teslim eder, usta da küçük aletleriyle mekanizmayı açarak arızayı bulmaya çalışırdı. Kimi zaman küçücük bir parçanın değiştirilmesi, kimi zaman da saat mekanizmasının baştan sona temizlenmesi gerekirdi.
Mesut Cevher’in dükkânı da işte bu geleneğin yaşadığı yerlerden biriydi.
Şimdi ise o dükkânın kepenkleri indirildi.
“HER SAATİN BİR HİKÂYESİ VARDI”
Saatçilik mesleğinin en önemli taraflarından biri de insanların saatlere yüklediği anlamdı.
Kimi için bir saat babadan kalan hatıraydı, kimi için yıllarca kullanılan bir armağandı. Kimi vatandaş ise yıllardır kolundan çıkarmadığı saatini tamir ettirmek için ustanın kapısını çalıyordu.
Bu nedenle saatçi dükkânları yalnızca tamir yapılan yerler değildi. Aynı zamanda insanların anılarının emanet edildiği küçük dükkânlardı.
Mesut Cevher de yaklaşık 40 yıl boyunca bu emanetlerin başında durdu.
TEKNOLOJİ GELDİ, SAATÇİLİK GERİLEDİ
Cep telefonlarının hayatın her alanına girmesiyle birlikte saatlerin kullanım amacı da değişti. Artık insanlar zamanı öğrenmek için çoğu zaman telefonlarına bakıyor.
Akıllı saatlerin yaygınlaşması ise geleneksel saatçiliği daha da zor bir noktaya taşıdı.
Böylece geçmişte birçok kişinin ekmek kapısı olan saatçi dükkânlarının sayısı azalmaya başladı.
Mesut Cevher’in dükkânının kapanması da bu değişimin Antalya’daki dikkat çekici örneklerinden biri oldu.
ANTALYA’DA BİR DEĞER DAHA EKSİLDİ
64 yaşındaki usta, yaklaşık 40 yıl boyunca aynı mesleğin içerisinde ter döktü. El emeği, sabır ve ustalık isteyen saatçilik mesleğini yıllarca yaşattı.
Şimdi geriye kapalı bir dükkân, hatıralarla dolu yıllar ve bir ustanın meslek hayatı kaldı.
Bir zamanlar saatlerin tik tak seslerinin duyulduğu küçük dükkânda artık sessizlik hâkim.
Mesut Cevher’in kepenk indirmesi, sadece bir esnafın dükkânını kapatması değil; teknoloji karşısında yavaş yavaş kaybolan geleneksel mesleklerden birinin daha Antalya sokaklarından çekilmesi olarak hafızalara kazındı.
Bugün telefonlarımızda saniyesine kadar zamanı görebiliyoruz.
Ama bir ustanın elinde, küçücük parçaları sabırla bir araya getirerek yeniden çalıştırdığı o eski saatlerin “tik tak” sesi, belki de artık eskisi kadar kolay duyulmayacak.
Yorumlar (0)





